ne'yapıyoruz
Selam herkesler. Bugün konu düşünürken bu yazamadığımız uzun arayı şairlerin, ince ruhluların, gönlü daima kırılmaya meyilli olan hassas kalp sahiplerinin, şıpsevdilerin, delilerin, velilerin, dervişlerin, hatta belki (emin olmayarak söylüyoruz çünkü müstesnalar her zaman ve her konuda vardır) hepimizin ömründe bir defa bile olsa penceresinden şöyle bir baktığı, bakıp geçtiği, bakıp geçemediği bir konuyla,ciddi bir meseleyle kapatalım dedik. Çünkü bu konuyla ilgili içimizden bir şeyler söylemek geliyordu. Zira havalı da bir konu. Birde bazı dostlarımıza üstü kapalıda olsa derdimizi anlatmak istiyorduk. Esasen birazda onların sesi olmak istiyorduk.
Sevme eyleminin basite indirgenmesinden rahatsız olduğumuzu yüzünüze söylemek, sevmek için bazen hiçbir sebebin olmadığını, zaten de olması gerekmediğini dile getirmek istiyorduk. Bir gülüşe aldanmanın saflıktan sayılamayacağını, birisini en az o birinin kendisi kadar iyi tanımanın esaslı bir sevmek olduğunu, derdiyle dertlenmenin, gizli edilen şifa-kalbi ferahlık-hayır dualarının sevmekle arasındaki kıymetli ilişkisini, aynı hayalde birbirine rastlamanın değerini bir kez de biz söylemek istemiştik. Sevmenin hususi bir mesele oluşunun da altını çizmeyi boynumuzun borcu bilmiştik. Aranılan sevgi bazen anne kucağında bulunurken kimi zaman bir çift gözde bulunur. Kimi seccadenin üzerinde, kimi zulmün eksik olmadığı susuz topraklarda bir muallimin gayretinin apaçık görüldüğü bir fotoğrafta bulur. Kimi bir annenin hazırladığı sofradaki kaşığın yerleştirilişinde bile sevgiyi bulur. Biz bulmanın ehemmiyetini anlatmak istiyorduk.
İnsanız ve en çok sevilmeye ihtiyacımız var. Kendi kendimiz tarafından, anne babamız tarafından, yar tarafından, Rabb tarafından.. Aslında en çok bunun için yaşadığımızı biliyor ve söylemek istiyorduk. Ardından dilimizin tam dönmeyeceğinden endişe edip, sizin de olayları karıştırıp meseleyi günümüzdeki ortak hesaplı sevgi pıtırcıklı sayfalara bağlamanızdan çok korktuk. Ama sevdik sanmalarınızdan da yoruluyorduk. Sever gibi yapmalarınıza gıyabınızda çok fena bozuluyorduk. Vesaire..
Neyse işte tüm bunları düşünüyorken "anlaşılmak telaşının beyhude" olduğunu hatırladık ve anlattıklarımızdan ötürü belki bir miktar pişman oluruz diyip anlatmaktan vazgeçtik. Öyle işte garip bir gündü, siz ne yaptınız bakalım.
not: kafiyeden kurtulamadık.
notun notu: uzun ara sebebiyle böyle oldu.
notun notunun notu: dua edin, düzeleceğiz.
son not: dua etmeyeceksenizde idare edin.. 🌿🤭
📬iletişim: nihalyasarr54@gmail.com
📷fotoğraf: @huysuzkadraj



Ne güzel akışlı içeriği müthişli bir yazı. Kafiye muptelalari dayanışma derneği
YanıtlaSildernekçilik ve kafiyecilik kazanacak 🤭
SilKafiyeyi de beğendik duada ederiz idarede🤗😊😍👍🏼başarılı
YanıtlaSilher birine bolca teşekkür 🌿.
SilŞairlerin objeleri
YanıtlaSilne yazık ki şairliğe dair, şiirlere dair elimden bu kadarı gelebiliyor. aramız limoni de biraz. 🤭🍋🌿.
SilYazının sonuna varan bence dua ve idareyi çok görmez emek karşısında .. :) Ama bence asıl sorulması gereken soru şu ki ; bulur fiili ile biten cümlelerde sevgiyi arayan mı bulur bekleyen mi ?
YanıtlaSilbu ne dumanlı soru böyle sayın okur 🚬 🤭. sen misafir sayılırsın, onun için önden buyur, sence?
SilDuman dizelerden üstümüze sinmiştir belki öyle ise de ne mutlu bana. 😊 Arayanlar bulamaz lakin bulanlar hep arayanlardır der Bayezıdi Bistami, yani durum göründüğünden daha dumanlı sayın yazar. Tabi bir fikre varmam gerekirse fani hayatta üç gün beklerken pişman olmaktansa ararken dumanlanmayı hoş bulurum. O yüzden derdimiz bulmak değil arayanlardan olmak.. 😊
SilÖyleyse hoş bulduğunuz konuda hemfikirmişiz.😊 En neticede 'bulmak' fiilini 'beklemek' gibi pasif bir eylem karşılayıp dengeleyebilemez, yakışanı aramaktır. 🌿
SilO halde zarif ruhların sevgi ile imtihanını hoşbulduk, yolunu hoş gördük.🌿 Sağlıcakla..😊
SilÖyle dolanırken okudum, okur okumazda vuruldum eline emeğine sağlık
YanıtlaSilTeşekkür ediyorum, arada uğrayın. 🌿
Sil